Köprü (Bron/Broen) & Farklılıklara Ne Kadar Açığız ?

Standard

Dizilerden yola çıkarak yazdığım 3. blog yazım bu.

İlk olarak “House of Cards”’tan esintileri, konuk yazar Ahmet Eryılmaz  ile birlikte https://artemizguler.wordpress.com/2016/08/09/15-temmuz-mevzuat-zat-sistem-insan-seffaflik-v-b/

Sonra “Designated Survivor” ve yedekleme üzerine https://artemizguler.wordpress.com/2016/12/15/designated-survivor-veya-yetenek-kriz-yonetimi/

#1861, #forbrydelsen (Cinayet) ve son olarak bu yazıya ilham olan #bron #broen (Köprü). Böylece, özellikle Danimarka kültürü ve sineması hakkında epey şey öğrendim. Buna tıpta sekonder (birincil değil artçı) yarar deniyordu sanırım. Esas konuya geçmeden, son geyik; İskandinav kültüründe biz Türklere en yakın olanlar, Danimarkalılar. Sigara, rahatlık, kuralları esnetme, bayrak v.b. aynı…

bron

Gelelim diziye ve nereden bağlayacağıma. Dizide en çok duyacağınız cümlelerden birisi “Malmö Emniyetinden Saga Noren”. Bunu telefonu her açtığında aynı kalıbı kullanarak söyleyen, gerçek adı “Sofia Helin”’in oyunculuğu muhteşem. Dizide inanılmaz derece başarılı bir polisi oynayan Saga, aynı zamanda “duygu yoksunu” bir insan. İsveçli diye soğuk olarak düşünmeyin. Kendi ülkesinde ve Danimarka’da daha fazla, çok fazla tepki alıyor bu özelliğinden dolayı.

Diziyi izlerken sürekli şunu düşündüm: “Acaba böyle bir yeteneği, bu farklılığına rağmen, ben işe alır mıydım ?”. (Manyak İK’cı olunca böyle oluyor, dizi izlerken İK düşünüyorsun, evet). Yanıtı bir türlü veremiyorum, bu arada.

İlk yöneticisi Saga’nın gelişim alanını 🙂 biliyor ve bunu ustalıkla yönetiyor. 3. sezondaki yeni yönetici ise, bunu zayıf yön 🙂 olarak algılayıp, kızın üstüne çullanıyor.

saganoren

Evet; Saga Noren’in askeriyim…

Daha fazla spoiler (bakın ben de İngilizce biliyorum) vermeden, son söz köprü severlere. Senaryo, görsellik, müzik ve muhteşem oyunculuğunun yanında bir şey daha söyleyecek olursam bu diziye ilişkin; köprü dediğin böyle olur 🙂

Farklılıklara açık bir bahar ve yaz dilerim…

Artemiz Güler
http://tr.linkedin.com/in/artemiz
https://twitter.com/#!/artemizguler
http://groups.yahoo.com/group/RecruitmenTurkey
https://www.facebook.com/groups/124027604351959/
https://artemizguler.wordpress.com/
http://about.me/artemiz

 

 

 

 

 

 

Dürüm (Kurum) Kültürü

Standard

Başlık yanlış oldu, kurum kültürü diyecektim nedense dürüm kültürü dedim…

dürüm

Böyle giriş mi olur yahu demeyin, yanlışlık yok. Yazı dürüm kültürü. Yani bizim kurum kültürünü Türk usülü yememiz. Böyle çünkü, bize özgü. Dürüm nereden mi çıktı peki ?

Yabancıların güzel bir lafı var; “Culture eats strategy at the breakfast“. Yani diyor ki, strateji de yapsanız, vizyon-misyon-değerler de yapsanız da o vücut onu kabul etse de o don o butta durmaz. Napar, kültür, onları dürüm olarak sardırır ve YER !!!

dürümkültürü

Türk yönetim kültüründe neden yaratıcılık yok derseniz ise alın size yanıtı…Özellikle 8. ve 12. dakikalar arası çok güzel bir örnek; Yaratıcılık, karar verme ve kültür üzerine…

Linda Hill: Yenilik Kolektif Zekanın Ürünüdür –

Yeni Liderlik & Kurum Kültürü & Yaratıcılık

http://www.ted.com/talks/linda_hill_how_to_manage_for_collective_creativity?language=tr 

 

Artemiz Güler