Sabunlamak mı istiyorsun, ücretini arttır da gör.

Standard

Bu yazının görselini, 21 Ekim Pazar günü küçük kızım Sole ile Bienal’deki bir eseri incelerken, ben çektim.

Algıda seçicilik olunca, gözüm kaydı tabii, “Bağlılık”ı görünce. “Değişimi Benimseyin” de çok ilgi çekiciydi bir Endüstri Mühendisi olarak ayrıca.

sabun

Sonra dedim ki, ben bunu nereye bağlayayım ve ücrete bağlama fikri çıktı.

Bağlılık & sabun & ücret. Bakalım doğru şekilde iliştirebilmiş miyim ?

Çalışan Bağlılığı ile ilgili ilk yapılan değerlendirmelerde, ücret konusu en başta gelen konulardır.

“Çalışanlarımız, 50 TL fazla verdi diye, yan komşuya gidiyor”

” Harika bir ücret sistemimiz var hatta kıdemine göre çalışanlarımıza hisse senedi öneriyoruz”

“Çalışanı, kuruma tek bağlayan şey, ücretidir”

“Burası bir okul. Bizde yetişiyorlar, sonra 2,3 kat maaşa rakibe geçiyorlar”.

Yukarıdaki serzenişleri, ben çok duyuyorum. Eminim benzerlerini sizler de belki söylediniz belki duydunuz.

Ücret, para, mayış önemli tabi ki herkes için. Eğer bir vakıf sahibi olacak zengin değilseniz, herkes için önemli. Fakat iş hayatında paranın tek ve en önemli bağlayıcı olduğunu düşünmüyorum.

Şubat ayında, eski çalıştığım şirketteki çok sevdiğim bir arkadaşımı gördüm. “Vay naber ya, XX seni nasıl gönderdi olm bu kongreye” diye hönkürdüm yüzüne. “Ayrıldım ben abi oradan. Zaten orada olsaydım, burada beni nasıl görürdün ki” dedi. “Noldu” dedim. “Canıma tak etti, zaten uzun süredir bakıyordum fırsatlara. Bir fırsat çıkınca da bastım istifayı” dedi. “E” dedim “seni nasıl bıraktılar”. Dedi ki “%40 üstüne verdi XY GM ama ben kabul etmedim, aynı ücrete, beni bu kongreye gönderen şirkete geçtim”

Sabun önemlidir; bizi temiz tutar, kokmayız, sürekli kullanmalıyız.

Ücret önemlidir; bizi hayatta tutar, insan gibi yaşamaya çalışırız.

Ama sabun da yetmez, temiz olmaya. Eriyip gider, anlamsızlaşır bir süre sonra ve köpükleri bile yok olur.

En temel çalışma karşılığı olan ücret de, bir zaman sonra yetmez. Sadece ücretle sağlanan bağlılık da sağlam değildir, kopar.

Başka şeyler yapmaya cesaretin var mı peki ?

Artemiz Güler

Not: Sunumlara da ekledim bu sabunu 🙂

 

 

Advertisements

Yeni bir başlangıç

Standard

Herkese merhaba,

Hem kişisel hem de reklam kokan bir yazıyla karşınızdayım sevgili yeşil çay sevenler…

Öğrenim hayatıma ve seçtiğim iş alanına biraz uzaktan bakınca, gittikçe sol beyinden sağ beyine doğru gittiğimi farkettim bir süre önce.

İzmir Fen Lisesi’nden okurken, Endüstri Mühendisliğini seçtim. Fen Liselilerin o dönem en popüler seçtikleri alanlar daha çok, Elektrik-Elektronik Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği veya Tıp idi. Biraz sağa kayarak, ben Endüstri Mühendisliği’ni seçtim, çok da ne yaptığını bilmeden.

İstanbul Teknik Üniversitesi Endüstri Mühendisliği’ni kazandım. Özellikle ilk 2 yıl Makine Mühendisliği ağırlıklı ders içerikleri nedeniyle zorlanmadım desem yalan olur. O dönem, çevremdeki benim kafadaki arkadaşlarımla, farklı meslekleri düşünmedik değil. Ben fotoğraf çekme ve şiir yazma seçeneklerini düşünmüştüm J Neyse ki son 2 yıl Endüstri Mühendisleri bölüm dersleri başladı da hem ortalamam yükseldil hem de dersleri zevkle izledim.

İzmir Fen ve Endüstri Mühendisliği eğitimleri demek, en azından orta üstü bir analitik zeka demek kabaca. Üniversite bitince, herbişeyden anlayan, analitik yönü güçlü bir mühendis oldum. Peki mutlu olacağım, başarılı olacağım, ben olacağım iş ne olacaktı ?

Bitirme tezim Kıyaslama (Benchmarkimg) idi son sınıfta. Kendimi zorlayarak 2 alanda, dağıtım ve performans yönetim sistemlerini kıyaslama yoluyla geliştirme bitirme tezini hazırladım. Derslerimizde olmayan ama danışman hocamızın danışmanlık yaptığı İnsan Kaynakları alanı, bitirme tezimde “en uygun” bu dedirtti o dönem bana.

Ve İK’cı oldum.

Uzun yıllar da bu alanda çalıştım, uzmanlıktan direktörlüğe kadar…

Evet analitik yönümü çok kullandım. Excel’de yapılan analizleri ve sonrasındaki yapılacakları doğru kurgulamayı öğrendim. Fakat geriye bakınca, işin içinde kalp olmayan, bağ kuramadığım işlerin çok başarılı olmadığını, gerçek başarıyı tattığım işlerin içinde birlikte çalıştığım çalışma arkadaşlarımla güçlü bağlar kurduğumu görebiliyorum artık.

kalp beyin

Ne sistemler, ne yazılımlar, ne stratejiler gördüm ama Drucker’ın dediği gibi kültür çıtır çıtır yedi attı duygusuz&anlamsız&ilişkisiz diye çoğunu.

Geçen aylarda Engage & Grow adlı bir Çalışan Bağlılığı Programı ile tanıştım. Bağlılık deyince, beni bilen bilir, en iyilerden biri kesinlikle değilim.

Beni en çok etkileyen yönü ise, kalbe çalışmasıydı. Herkes bilir, beyin ölse de beden yaşayabilir ama kalp durursa, hayat biter.

Eğitimini alırken hep aklıma çalıştığım kurumlar geldi. Başarılı olan tüm uygulamaların temelinde, çalışanı dinlemek,  anlamak ve doğru kültürü yaratmak olduğunu düşündüm. İTÜ’de Endüstri Mühendisliği’nde yüksek lisans yaptığımı unutmuşum elemeyi. Endüstri Yüksek Mühendisi olarak sisteme, sürece inanıyor muyum, kesinlikle evet. Ama…

Ama yalandan değil, göstermelik değil, sadece posterde okumalık, dolaplarda dosyalar içinde değil yaşayan işler için kültür önemli. En zor şey ise kültürü var etmek veya yaratmak.

Olumlu kurum kültürü yaratmak başta olmak üzere pek çok alanda çözüm üreteceğine inandığım Engage&Grow Çalışan Bağlılığı programına inanarak yatırım ve eğitim kararı aldım.

Son 1 ay içinde yaptığım görüşmelerden çıkardıklarım:

  • Engage & Grow sadece “Çalışan Bağlılığı” ve ona bağlı sorunlarınızı (işgücü devir oranının düşmesi, verimin artması, yaratacılığın artması v.b.) çözmüyor. Bölümler arası cumhuriyetlerin yıkılmasına kadar, farklı alanlarda kuruma yarar sağlayabiiyor.
  • Bu iş, hem içerik hem de uygulama açısından bana öylesine uygun ki. Daha çok Artemiz olacağım, bu kesin.

13

Yukarıdaki 13 görselini merak ediyorsanız ve kurum kültürü / çalışan bağlılığı başta olmak üzere bir İK sohbeti yapalım istiyorsanız, bana ulaşmanız yeterli.

http://www.engageandgrowturkey.com/program/

http://www.engageandgrowturkey.com/team/artemiz-guler/

Tanışmak ve bağlı çalışanlarla büyüyen kurumları konuşma dileğiyle…

Artemiz Güler

E&G logo

Darbuka & Öğrenme Yolcuğulum

Standard

darbuka metodu

Evet son 1 yıldır kendime yeni bir ünvan daha ekledim, Darbuka Öğrencisi.

Müzik alanındaki yetkinliklerimin 🙂 pek fazla gelişim alanı içermesinden dolayı, bugüne kadar herhangi bir müzik aletini çalamadım. Yeteneksiz miyim bu konuda, evet.

Fekat, konserlerde elimle dizimi dövererek morartırken aklıma “acaba ritm kulağım mı var ?” sorusunun yanıtını, üniversite yıllarında bateri kursu alarak öğrendim. Ne yazık ki o da yoktu. Gittiğim kursta, hoca da fazla para almak için sündürme yapınca bıraktım öylece.

Yıllar geçti. Çubukla değil, bizzat ellerimle vurayım o zaman dedim. İlk işim bir eğitmen bulmaktı. En iyilerinden birini buldum, şanslıydım sanırım.

Mustafa Can Kocaş; Yıldız Teknik Makine Mühendisliği’nden bu yıl mezun. Boru değil, mühendisin hocası da böyle mühendis olur (şaka şaka). Teknik yönü de eğitici yönü kadar kuvvetli bir Makine Mühendisi arayanlara Mustafa’yı referansla öneririm.

Hocam Karadenizli ama benim gibi yetenek dolu (!) bir öğrenciye gerçekten çok sabırlı davrandı, davranıyor.

Sabrın ve emeğin için teşekkürler Mustafa Hocam…

Öğrenme sürecinde, İK’cı aydınlaması da yaşadım. Şöyle ki;

  • Öğrenme, eğitmenin becerisinden çok öğrenenin becerisi ve çalışmasına bağlı. (Tembel bir öğrenci itirafı hocam)
  • Boyutları var bu işin.
    • Ritm ayrı dert, nota ayrı dert.
    • Notayı görüyorum, okuyabiliyorum ama çalamıyorum niye diye çok düşündüm. Sıralama doğru oluyor ama ölçü kayıyor. Ölçü tamam ama bu kez de düm’ü doğru, tek’i doğru vuramıyorum. Düm’ü, tek’i vuruyorum ama bu kez ölçü gidiyor bir yerlere.
    • Bazen sürekli bakarak iyi çalıyorum. Bazen bakmazsam, ciğerden daha iyi oluyor.

Ders sonu ellerimin hali de böyle oluyor haliyle…

Neyse, meslek hastalığı ilerleyince her şeye İK penceresinden bakmak böyle oluyor sayın darbukaseverler.

Artemiz Güler

 

Mutlu Çalışanlar ?

Standard

Mutlu çalışanlara sahip olmak ve çalışanları daha mutlu etmek, son dönemin en popüler konu ve gündemlerinden.

Aşağıda gördüğünüz fotoğrafları görünce, mutlu çalışanlara sahip olmak yeterli mi diye düşündüm.

Fotoğraflar Solahütte Tesislerinden. Burası çok bilenen Auschwitz Toplama Kampına sadece 30 km uzaklıkta ve orada çalışan Nazi subayları ve yöneticileri için bir dinlenme tesisi.

Nasıl mutlular değil mi ?

Uzun uzun yazamadım. Sizce eksik olan ne peki ?

Artemiz Güler

Ulusal ve Uluslararası İnsan Kaynakları Ödülleri

Standard

Sevgili Ödülseveler, bu yazımda size İnsan Kaynakları alanında ülkemizde ve yurtdışında verilen ödüllerle ilgili bildiklerimi, bulduklarımı paylaşacağım.

“Oscar goes to zzzt” diyerek başlayalım.

Önce Türkiye’m…

  1. Peryön İnsan Yönetimi Ödülleri

Peryön, 2008 yılından bu yana İnsan Yönetimi alanında başarılı ve örnek çalışmaları değerlendiriyor.

Peryön İnsan Yönetimi Ödül Kategorileri

İnsan Kaynaklarında Liderlik /Leadership in HR

İnsan Gücü Etkinliği Yönetimi / Efficient Workforce Management

Motivasyon ve Bağlılık / Motivation & Loyalty Management

Gelişim Yönetimi / People Development Management

Fark Yaratan İK Projeleri / Innovative Projects

Yukarıdaki başlıkların her birinin altında hangi konularda, ne tür başarılar istendiği net.

2018 için başvuru tarihi (22 Aralık 2017) geçtiği için gelecek yıl için düşünebilirsiniz. Süreç başvuru dosyası hazırlama >  İnceleme (Peryön) > Saha Ziyaretleri > Firma Sunumları > Jüri Değerlendirmesi şeklinde ilerliyor.

Tüm ayrıntılar için https://www.peryon.org.tr/index.php/etkinlikler/peryon-insan-yonetimi-odulu/

  1. TEGEP Öğrenme ve Gelişim Ödülleri

Türkiye Eğitim ve Gelişim Platformu (TEGEP) de, benzer şekilde ama daha çok eğitim ve gelişim odaklı çalışmaları değerlendiriyor, ödüllendiriyor.

TEGEP İnsan Yönetimi Ödül Kategorileri

 

En İyi Eğitim ve Gelişim Programı
En İyi İşe Başlangıç/Oryantasyon Programı
En İyi Koçluk/Mentorluk Programı
En İyi Liderlik ve Yönetim Gelişim Programı
En İyi Mavi Yaka Gelişim Programı
En İyi Satış Gelişim Programı

En İyi Teknoloji Destekli Gelişim Programı

Toplumsal Katkıda Fark Yaratan Gelişim Programı

Gelişen KOBİ, Geliştiren KOBİ

Kategori olarak ilk başlık Peryön ile aynı gibi görünse de, çoğu kategori alt ayrıntılarda benzerlik gösteriyor. Kobi kategorisi ilgimi çekti, özellikle geliştiren kısmını merak ettim doğrusu.

2017 için başvuru tarihi Peryön gibi geçtiği için (Aralık ayları her ikisinde de) gelecek yıl için düşünebilirsiniz. Süreç başvuru dosyası hazırlama >  İnceleme (TEGEP) > Finalist Firma Sunumları > Jüri Değerlendirmesi şeklinde ilerliyor. Saha ziyareti yok ama jüri bilgilerini açıklıyorlar.

Başvuru bedeli üyeler için 600 TL, diğerleri için 900 TL.

Tüm ayrıntılar için http://www.tegep.org/tegep/eep/kurumportal/Content/tegep-ogrenme-ve-gelisim-odulleri-sureci-hakkinda/410/

  1. Candidate Experience Award

Çalışan Deneyimi alanında verilen uluslararası bir ödül. Ayrıntılar için: http://www.thetalentboard.org/

Araştırmalarıma göre Türkiye’den Autoliv Türkiye, bu ödülü ülkemize getirmiş.

Başvuru yapabilmek için ödemeniz gereken tutar (bölgesel farklılıklar içeriyor) 250-495 ABD Doları.

  1. Brandonhall Excellence Award

Human Capital Management altında Eğitim-Gelişim / Yetenek Yönetimi / Liderlik Geliştirme / Yetenek Edinme / İşgücü Yönetimi / Satış Performansı alt kırılımlarında veriliyor. Ayrıca bu her bölümün altında yine alt kırılımlarda Altın, Gümüş ve Bronz ödül alınıyor.

13 Nisan 2018’e kadar başvuru yapabilmek için ödemeniz gereken tutar 575 ABD Doları.

http://www.brandonhall.com/excellenceawards/hcm.html

Araştırmalarıma göre Türkiye’den Yapı Kredi Bankası, Garanti Emeklilik bu ödülü ülkemize getirmiş.

  1. Stevie Awards

Bölgesel (Amerika, Almanya gibi) ve konu (kadın gibi) bazında ödül ayrınları var.

http://stevieawards.com/about-stevie%C2%AE-awards

Araştırmalarıma göre Türkiye’den Anadolu Efes bu ödülü ülkemize getirmiş.

  1. Lead Awards

Kurum içi ve dışı Liderlik Eğitim Gelişim Programlarını Kurum / Eğitim / Bireysel kırılımda ödül için değerlendiriyorl

http://www.leadershipexcellenceanddevelopment.com/content/lead2018-awards

  1. HRM Impact Awards

Kurum içi ve dışı Liderlik Eğitim Gelişim Programlarını Kurum / Eğitim / Bireysel kırılımda ödül için değerlendiriyorl

http://www.hrmimpactawards.org/

Araştırmalarıma göre Türkiye’den QNB Finansbank, ABD dışı ilk ödül alan şirket olarak bu ödülü ülkemize getirmiş.

 

Yararlandığım kaynaklar: 

http://humanresourcesinturkey.blogspot.com.tr/2017/02/international-awards-map-of-hr-in-turkey_12.html

Eksik ödül veya ödül alan kurum bilgisi için her türlü katkınızı ayrıca bekliyorum.

Ödüllü, mutlu, sağlıklı bir 2018 dilerim herkese 😊  

Artemiz GULER

http://tr.linkedin.com/in/artemiz
https://twitter.com/#!/artemizguler   
http://groups.yahoo.com/group/RecruitmenTurkey
https://www.facebook.com/groups/124027604351959/  
https://artemizguler.wordpress.com/
http://about.me/artemiz

2030’da aranılacak en önemli yetkinlik…

Standard

Konuşmak, yazmak ve iletişimde bulunmak.

Çevrenizdeki gençlere bir bakın sadece. Şu yetkinlik öne çıkacak, bu yetkinlik olmazsa olmaz olacak diyenler var biliyorum. BulŞ..

Derdini anlatabilen, duygu ve düşüncelerini doğru yazabilen ve iletişim kurmayı bilen genç bulursak hemen işe alacağız.

Benden söylemesi…

Artemiz Güler